Haber Tahtası

Milli, İslami, İnsani; Küresel Güç Türkiye’nin Ön Şartı

İbrahim AYDOĞAN

İbrahim AYDOĞAN

E-Posta : i.aydogan01@hotmail.com

Sevgili dostlar, belki de eleştireceksiniz sürekli bu üç kavramdan bahsediyor diye. Ama bilerek, isteyerek kullanıyorum. Zira ünlü Fransız sosyal-psikolog Gustev Le Bonn “Tekrar en büyük silahtır” der. Türkiye istikbalin küresel gücü olmak istiyorsa evvela kendi mazisinde defaatle küresel güç olan ecdadını analiz edip tarihi bugüne intikal ettirmek zorundadır. Tarihi nostalji olarak öğrenip övünme değil, istikbali gösteren bir pusula olarak görmek durumundadır. Ecdadımızın dünya nizamını analiz ettiğimizde karşımıza anahtar olarak, Milli, İslami ve İnsani kelimeleri çıkıvermektedir. Kadim medeniyetimizin küresel barış vizyonunu gösteren bu kavramların ifadesi şöyle idi. “Milli” kurucu, asli unsuru Türkleri ve Oğuzun kutlu töresi olan Cihan Hâkimiyetini ifade etmektedir. “İslami” ümmet bilincini, bütün Müslüman unsurları ve Cihat Anlayışını vurgulamaktadır. “İnsani” Türk ve Müslümanların dışındaki gayri-müslim unsurları ve onları kucaklayan Adalet ve Hoşgörü politikasını göstermektedir. Üç ayağı ile yere sağlam basan ecdad, böylece kendi gök kubbesi altında yaşayan hiçbir unsuru ötekileştirmemiştir. Çoğunluğun azınlığı ezmesine, azınlığın çoğunluğa tahakkümüne asla müsaade etmemiştir. Bu tarihsel birikim ve tecrübelerden hareketle istikbale yürüyen ülkemizi analiz edecek olursak: Eğer Türkiye, kürsel güç olma iddiasında olacaksa, öncelikle içerideki kavgalara son vermek, toplumsal ve siyasal anlamda birliği sağlama gayreti içerisinde olmak zorundadır. Ancak bu birlik, iktidarın veya çoğunluğun muhalefetle uzlaşması ve pazarlığı ile pek mümkün görülmüyor. Zira muhalefetin çoğunluğun işine gelecek bir gayrete olumlu bile olsa(aslında böyle bir muhalefet anlayışı doğru değil) evet demesi oldukça zordur. Dolayısıyla iş ve sorumluluk yine gücü elinde bulunduran iktidara düşüyor.

Türkiye’nin toplumsal-siyasal yapısına baktığımızda kahir ekseriyetin muhafazakar-milliyetçi(yani Milli ve İslami) çizgide(ne tek başına muhafazakar, ne de tek başına milliyetçi) olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Türkiye’yi küresel güç yapma iddiasında olanlar, bu terazinin iki kefesini belli bir dengede tutmak mecburiyetindedirler. Bu görüşlerin doğruluğu cumhuriyet tarihindeki yüzlerce gelişme ile defalarca kanıtlanmıştır. Bu denge ne zaman bozuldu ise ülkemiz buhran, bunalım, çalkantılar yaşamıştır. Milli ve İslami dengeyi dikkate alanlar daima yükseliş yaşamıştır. Fakat hiçbir parti ve iktidar tam olarak bu dengeyi sağlayamamıştır. Ama artık bunun zamanı geldi de geçiyor bile. Tabi bu denge İnsani unsurlarla desteklenmezse yeterince başarılı olamaz. Zira bir kefesi Milli, diğer kefesi İslami olan bu terazinin direği de İnsani unsurlardır. Ülkemizde Milli ve İslami unsurların dışında kalan ve bu ülkenin hepimiz gibi birer vatandaşı olan önemli bir grup daha bulunmaktadır. İşte bu kesim de ihmal edilemeyecek kadar önemlidir. Dolayısıyla üreteceğiniz politikalar Milli, İslami ve İnsani olmak durumundadır. İşte mevcut iktidarı elinde bulunduranlar bunu başarabilirse muhalefetteki siyasi partilerle pazarlık yapmasına, kendi politikalarından taviz vermesine gerek olmadığı gibi, ülkenin içi huzurunu da büyük oranda sağlamış olur. Zaten tarih, iç huzurunu sağlamadan büyük güç olan bir devlete şahit olmamıştır. Bugün ülkeyi yönetenlerin elinde böyle bir fırsat var. Tabi bu dengeyi sağlamak o kadar da kolay olmayacaktır. Ancak şu da unutulmamalıdır ki, büyük zaferler çile çekmeden kazanılmaz. Eğer mevcut idareciler bunu başarabilirse kendilerine toplumsal destek hiç şüphesiz yüzde yetmişlere kadar çıkacaktır. Bu temeller üzerine kurulu yüzde yetmiş halk desteği alabilen bir anlayış ancak Türkiye’yi küresel güç yapabilir. Türkiye’de Milli, İslami ve İnsani değerler etrafında bu millet birleştirilebilirse, o zaman Türkiye, Türk dünyasının da, İslam dünyasının da, tüm mazlum milletlerin de umudu olacaktır. Onların tartışmasız doğal lideri, koruyucusu, savunucusu olacaktır. Küresel güç olma vizyonu ancak ve sadece bu şartlarda mümkündür. Tabi bütün bunları başardıktan sonra küresel güç olma iddiasıyla ortaya çıkılabilir. Her şeye rağmen bugün Türkiye, Türk-İslam dünyasında bu potansiyele sahip tek ülkedir. Bunu herkes de bilmektedir. Bilinen bu hakikatlerin tatbikatını ümitle, özlemle ve heyecanla bekliyoruz.

İzlenme: 944 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ADANA - HAVA DURUMU

ADANA

VİDEO GALERİ