Haber Tahtası

Öğretmenlerin Beklentileri -1; Mesleki Özerklik

İbrahim AYDOĞAN

İbrahim AYDOĞAN

E-Posta : i.aydogan01@hotmail.com

           Türkiye’de, eğitim sistemi tartışılırken, öğrencilerin bireysel ilgi ve ihtiyaçlarına doğrultusunda (öğrenci merkezli/bireysel eğitim) eğitim sistemi oluşturmayı hedefleyen yeniden yapılandırmacılık yaklaşımına göre toplumun ve devletin öğretmenlerden beklentileri sık sık gündeme gelmektedir. Fakat kendisinden sayısız sorumluluk ve roller beklenen öğretmenlerin beklentileri yeteri kadar gündeme gelmemektedir. Toplumun ve eğitim sisteminin büyük sorumluluklar yüklediği öğretmenlerin beklentileri nelerdir? Öğretmenlerin beklentilerinden biri, mesleki özerkliktir. Mesleki özerklik, öğretmenlerin işleriyle ilgili bir takım önemli kararları alabilmeleri, çalışma ortamlarının düzenlenmesinde söz sahibi olabilmeleri, eğitimin planlanması, geliştirilmesi ve yönetimi süreçlerine katılabilmeleridir. Türk eğitim sisteminde hâkim olan anlayış, öğretmenin yapacaklarını sıkı bir şekilde belirleme ve denetleme eğilimidir. Dolayısıyla öğretmenin rolü, genellikle ders programları ve ders kitapları tarafından belirlenen öğretimin salt uygulayıcısı olmaktan öteye gidememektedir. Aslında bu durum kendini geliştirmeyen, değişimi benimsemeyen öğretmen anlayışının temel nedenidir. Zira Türk eğitim sisteminde öğretmene biçilen rol, üreten ve geliştiren değil, belirlenmiş programları belirli kalıplar içerisinde uygulayan öğretmen rolüdür. Bu yüzden öğretmenler de program geliştirme ve aktif katılımcı olmayı gereksiz ve karşılık bulmayan çalışma olarak algılama eğilimi baş göstermektedir.
        Doktorluk, hukukçuluk ve akademisyenlik gibi uzmanlık mesleklerinde çalışanlar genellikle geniş bir mesleki özerkliğe sahiptirler. Milli Eğitim Temel Kanununda öğretmenlikte bir uzmanlık mesleği olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla öğretmenlerin de, belirlenen rolleri oynayan oyuncu ve uygulayıcı değil, kendi rolünü kendisi belirleyen ve mesleğinde gerçek anlamda söz sahibi bir uzman olarak görülmesi gerekmektedir. Tersi durumda eğitim ortamlarında etkisiz ve yetkisiz bir öğretmenin öğrencilerin gözünde güvenilirliği ve itibarı zedelenir ki, bu da eğitim – öğretim faaliyetlerinin başarısızlığı için yeterli bir nedendir. Öğretmenlikte özerklik aslında, öğretmenlerden beklenen roller dikkate alındığında yetki – sorumluluk muvazenesini sağlayan doğal bir dengedir. Ülkemizde bu muvazene henüz tam olarak sağlanamamıştır. Eğitimde üç önemli unsurdan (öğretmen – öğrenci –eğitim programı) biri olan öğretmenin, mesleki yaşantısında başarılı olabilmesi ve kendisinden beklenen görevleri hakkıyla ifa edebilmesi için bu muvazenenin sağlanması hayati bir önem taşır. Zira bu muvazene, öğretmenin başarısını, sosyal statüsünü ve eğitim – öğretimin karizmatik lideri olabilmesini etkileyen temel dinamiklerden biridir.

        Öğretmenlikte mesleki özerkliğin önemini vurgularken, öğretmenlerin sınırsız hareket imkânına kavuşmasından bahsetmiyoruz. Zaten özerklik anlamında dikkat edilirse, yetki ve sorumluluğu birlikte zikrediyoruz. Bunun dışında hesap verilemeyen ve denetlenemeyen bir özerkliğin eğitim sistemine faydadan çok zararı olur. Bahsettiğimiz özerklik eğitim için keyfiyet değil, kemiyet anlamına gelmektedir.

        Mesleki özerklikle ilgili sonuç olarak, eğitim politikaları belirlenirken özellikle bu politikaların hayata geçirilmesindeki ana unsur oldukları için karar alma süreçlerinde görüşlerinin dikkate alınması öğretmenlerin beklentilerine önemli oranda cevap verecektir. Eğitim sisteminde belirlenen hedeflere ulaşabilmenin ana yollarından biri de, öğretmenlerin hedef belirleme ve uygulamada aktif katılımcı olarak bulunmasıdır.

İzlenme: 876 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ADANA - HAVA DURUMU

ADANA

VİDEO GALERİ