Haber Tahtası

Öğretmenlik Mesleğinin Toplumsal Statüsü

İbrahim AYDOĞAN

İbrahim AYDOĞAN

E-Posta : i.aydogan01@hotmail.com

Ülkemizde yeni eğitim anlayışı tarafından stratejik öğretim liderliği olarak kabul edilen öğretmenliğin bu misyonu icra edebilmesi için, toplumsal statüsünün ve imajının yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Bir mesleğin toplumsal statüsü, o mesleğin imajıyla doğrudan etkileşim içindedir. İmaj, bir kişi, meslek veya kurumun zihinlerdeki oluşturduğu çağrışımlar, hisler, tutumlar ve izlenimler ile bunların olumlu/olumsuz değerlendirmelerinin toplamıdır. İmaj toplumda algılanış şeklidir . İmajı etkileyen başlıca faktörler, kalite, halkla ilişkiler, reklam, genel görünüm ve sosyal sorumluluk gibi unsurlardır . Bu bağlamda öğretmenlik mesleğinin toplumsal statüsünü, daha doğrusu toplumdaki öğretmen imajını etkileyen birçok etken vardır. Bu etkenlerden birkaçını değerlendirecek olursak: Aslında toplumumuzda bir mesleğin saygınlığını denilince ilk akla gelen şey o mesleğin ekonomik getirisidir. Öğretmenlik gelir durumu bakımında doktorluk, avukatlık, mühendislik hatta polislik gibi meslekler kadar getirisi olmadığı için ekonomik bakımdan statüsü düşük bir meslek olarak görülebilmektedir . Her ne kadar öğretmenliği parasal anlamda değerlendirmek doğru olmasa da ekonomik karşılığı olmayan meslekler nostalji olmaktan öteye geçemez. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı ve konumunu öğretmen yetiştirmeden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Zira saygınlığı düşük bir mesleğe kaliteli insan gücü yönelimi ve girdisinin olması beklenemez. Böyle bir durumda istenilen kalitede öğretmen yetiştirmekte zorlaşır. Ülkemizde Tanzimat’tan itibaren uygulamaya geçen reformlar ve model arayışları öğretmenlik mesleğinin mesleki ve teknik yeterliliklerine dayanan uzman gücünü ihmal etmiş ve mesleğin toplumsal statüsünü de erozyona uğratmıştır . Öğretmenlik mesleğinin statüsünü olumsuz etkileyen bir konuda istihdam politikalarıdır. Her ne kadar Milli Eğitim Temel Kanununda öğretmenlik uzmanlık gerektiren bir ihtisas mesleği olarak kabul edilse de bugüne kadar yürütülen istihdam noktasında izlenen politikalar toplum nazarında “öğretmenlik herkesin yapabileceği bir iş” algısı oluşmasına neden olmuştur. Öğretmen açığı gerekçesiyle veterinerlik ve ziraat gibi öğretmenlikle ilgisi olmayan bölümlerin mezunlarının öğretmen olarak atanması bu algıyı oluşturan başlıca amildir. Oysa hiçbir zaman bir öğretmen veterinerliğe veya ziraatçılığa atanmamaktadır. Doktor açığı var diye asla kırık-çıkıkçılar doktor olarak atanmamaktadır . Tabiî ki sağlık hayati önem taşır fakat eğitim daha mı az önemli? Hâlbuki doktorun hatası bir insanı yok ederken, öğretmenin hatası bir nesli yok etmektedir. Okul olarak değerlendirilen toplumsal sistemin en stratejik parçası kabul edilen öğretmenliğin değer kaybına uğramasında sadece kamuyu sorumlu tutmak gerçeğin farkında olmamak anlamına gelir. Zira öğretmenliğin toplumsal statüsünün zayıflamasındaki çok önemli bir etken ise, öğretmenlerin kendini geliştirme ihtiyacı duymaması ve büyük çoğunluğunun okumadığı veya az okuduğu görüşünü kabul etmesidir( % 81). Bunların sonucunda da öğretmenlerin değişen bilime, teknolojiye ayak uyduramamasıyla bilim ve teknolojiyle yetişen neslin gerisinde kalması kaçınılmaz hale gelmiştir. Öğretmeninin, bilginin tek kaynağı olarak görüldüğü tarım toplumlarına özgü model ve rolden, küresel meydan okumalarla başa çıkabilen bilgi toplumundaki öğretim liderliğine geçişi sağlanamamıştır. Hal böyle olunca öğretmen, öğrenci, okul ve değişim çevresi arasındaki sistem bütünlüğü sağlanamamıştır. Öğretmenlik mesleğinin toplumsal statüsünü olumsuz etkileyen bir başka konu ise, yapılan bir araştırmada, birçok öğretmenin (%32,3’ü) öğretmenlik mesleğinin istemeyerek seçtiğini ve mecbur olmazsam öğretmenlik yapmam, fırsat bulursam öğretmenlikten ayrılmak isterim görüşünde olduğunu sonucuna varılmıştır . Böyle düşüncedeki öğretmenin sistem, maaş, zorlama, öğrenci düzeyi ne olursa olsun eğitime fazla katkı yapması mümkün değildir. Zira her meslekte olduğu gibi ancak idealistlerin başarılı olabileceği bir meslektir. Yine buna benzer bir durum, öğretmenliğin rahat, tatili bol bir meslek olarak görülmesidir. Hatta toplumda öğretmenliğin bayanlar için ideal bir meslek olduğu görüşünün yaygın olduğu bilinmektedir. Bayan üniversite adaylarına, ileride eşine ve çocuğuna zaman ayırmak istiyorsan öğretmenliği seç diye tavsiyelere rastlanmaktadır. Bu gibi anlayışlar nedeniyle öğretmenlik, amacı rahat, tatil, ailesine bol bol vakit ayırmak isteyenlerin seçtiği bir meslek olarak bilinir hale gelmiştir. İşte bu vaziyet öğretmenliğin saygınlık erozyonuna uğramasının önemli nedenlerinden biridir. 

İzlenme: 1971 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ADANA - HAVA DURUMU

ADANA

VİDEO GALERİ