Haber Tahtası

DERİN NEFES

Selçuk BAŞER

Selçuk BAŞER

E-Posta : selcukbaser@outlook.com.tr

 DERİN NEFES

                Süregelen zamanın akışında birçoğumuzun algısının sığlaştığı kaçınılmaz bir girdabın, anaforun içerisindeyiz. Sebepleri ve sonuçlarıyla bu durumu bir ele alalım. Neden algımız sığlaşır?
Cevap basittir. Çünkü bu bir adaptasyon metodudur ve temel hayatta kalma içgüdülerindendir. Şöyle ki daha önceki yazılarımdan birinde de bahsettiğim insan beyni var olan her şeyi normalleştirmeye sıradanlaştırmaya çalışır. Her şeye sürekli şaşırmak yorucu ve dikkat dağıtıcıdır. İnsanı başarılır yapan en önemli unsurlardan birisi odaklanma hadisesidir. İnsanlar farklı farklıdır. En nihayetinde farklılıkların bir gereği ve sonucu ilgi ve yeteneklerinde farklı olması olgusunu tetikler. Her insanın odaklanabildiği konuda farklıdır. Psikolojideki yüceltme adı verilen savunma mekanizmasının temel kıstaslarından birisi budur. Şöyle ki bireyin toplumun hoş görmediği bir husus üzerine odaklanma kapasitesi çok yüksekse bu alanın uzmanı olup, çok ön plana çıkabilir. Bu demek değildir ki çok saygı duyulan birisi olacaktır. Burada arza ve talebe göre gelişen bir hareketten ziyade rastlantısal fark yahut genetik yetkinlikten kaynaklı bir teşebbüsten bahsetmek daha doğru olur. Buda hâliyle tasvip edilme garantisiyle gelmeyen bir istidattır.
                Algımızın sığlaşmasının sonucu ise monoton hayat ve verimsizliktir.   Bazı akademisyenler vardır. Adam otuz sene boyunca aynı yere virgül atar. Günün birinde bir taze kan gelirde bir zerre oksijen taşırsa dimağlara;  aa burada bir hata varmış. Cümlesini dile getirte bilir bu basmakalıp insanlara.
                Peki, neler yapılabilir bu gibi durumlarda: tebdili mekânda ferahlık vardır demiş ya atalar. Etrafta gezilip görülebilecek yerleri inceleyebilirsiniz mesela. Herkesin bildiği üzere Anadolu bir medeniyetler beşiği ve dünya liderliğine gebe bir arazidir. Bilinen o kadar az gerçek var ki bu beldelerde ne olup bittiğine dair. Buda haliyle bizi muammanın, bilmezliğin ve bilinmezliğin ortasına sürüklüyor. Elan tarihi ve turistik yerlerimiz hakkında o kadar az bilgiye sahibiz ki… Pek çoğumuz bırak gezip görmeyi yolunu bile bilmeyiz bu yapıların.
                Kozan jeopolitik konumu itibari ile çok şanslı bir belde. Kozan kalesi restorede edilmiş önemli değerlerinden birisi. Lakin ben Karasis kalesini tek geçerim. Gerek taş yapılarıyla, gerek konumuyla, gerek rakımıyla bir hafta sonunu sizlere nefes nefese yaşatabilecek Kozan’ımızın en müstesna yapılarından birisidir. Alışveriş merkezlerine gidip saatler öldürüp kapitalizmin kölesi olmaktansa, sadece yakıt ve yiyecek parası vererek hem hareket edip sıhhat hem de geçmiş kavimler hakkında bilgi kazanabileceğiniz lütuftur Karasis kalesi. Yeryüzünün yüksek yerleri, tarihi yapıları; birer tefekkür vesilesidir. Entelektüel endişelerimizin azlığı düşünülürse Karasis kalesinin tepesinde otuz iki sütunun üzerinde ciğerlere çekilen bir derin nefesin önemi; cerrahın ciğerlere vurduğu arkası nikotin siyahıyla kaplanmış neşterinden daha etkili olmalıdır.
                Gezilip görülebilecek yerleri ara ara yine yazmayı düşünüyorum Allah nasip ederse. Tarihi kısmı araştırılıp gezilirse daha etkili olacağından araştırılarak gidilmesi naçizane tavsiyemdir. Allah’a emanet olun selam ve dua ile…

İzlenme: 911 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • kozan

    Misafir: 1985 yılında geçtiğim köprünün köşesindeki adam da aynen anlattı nerdeyse ağlayacaktım 26 Ekim 2016 18:27

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ADANA - HAVA DURUMU

ADANA

VİDEO GALERİ